Yağmur'u çağıra çağıra getirebilir misin? Belki gelir bugünkü gibi... Belki güzelliklerin müjdecisi, belki belirsizliklerin niteleyicisi... Bir arkadaşın en içten "hadi"siyle gelen güzellik gibi geldi yağmur... Tam da bugün, tam da sözleştiğimiz gibi.
Kararsızlıkla başladı yağmaya, benim gibi... Harfleriminin her düşüşü her bir damlayla eş... Onun yeryüzünde doldurduğu alanı, ben harflerimle, kelimelerimle doldurmaya başladım, hiç silmeden, teklemeden, beklemeden.
Yorulur mu peki yağmur?Yağdıkça bunalır sıkılır mı? Damlalarını boşluğa düşürmekten korkar mı ?
Ya benim cümlelerim, havada mı kalır, yoksa gidecek yerini bulur mu damlalar gibi?
Korku eski bir dost olarak mı kalır yağmurla yanımızda...
Bilmem...
"Koruyucu"ya sevgiler...
Bazen yazdıkların boşa gider yağmurun mazgalların arasından akıp gitmesi gibi... Sen her ne kadar sağanak yazsan ve büyük bir su birikintisi oluşturmak istesen de yazdıklarının sonunda, bir bakarsın yerde en ufak bir nem belirtisi yok... Bir daha denersin... Yerin kuru olması kağıdın bomboş olması gibidir... Senin yazdıkların fazlasıyla ıslattı beni İpek'cim gördüğün gibi. Kalemine sağlık.
YanıtlaSilyağmur çok yorulabilir, deli gibi bunalabilir ve ödü patlayabilir. aynı şekilde zıp zıp enerji dolabilir, mis gibi ferahlayabilir ve hohhoyt diye korkusuzca ilerleyebilir. sen de biliyorsun ya aynı pakette geliyor bunlar. sen yaşamdan coşkunu esirgemiyorsan, o da sana ne var ne yok sunuyor işte. hepsi hediye bunların. başedemeyeceğini bilse hayat hiç birini önüne çıkarmaz. yaz sen. abuk sabuk, saçma sapan, çalakalem olsun, yaz, yaz gitsin. bazen "korku" yazarsın ve korku o beş harfte kalıverir. ooh dersin bitti gitti, bir sonrakine geçelim -ya da belki bir duralım. belki şiir okumak istersin... başka yazılar da sana yağsın diye. yazı senin ve sesini duymak nefis bişi.
YanıtlaSilNe güzel, yağmurla gelen güneş gibisiniz! Teşekürler...
YanıtlaSil